• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Cumartesi

14/03/2020

 Med-Hançer

  Eczanesi

Pazar

15/03/2020

Yorulmaz-Can 

 Eczanesi

Pazartesi

16/03/2020

Baran

Eczanesi

Salı

17/03/2020

Avu

Eczanesi

Çarşamba

18/03/2020

Coşkun 

  Eczanesi

Perşembe

19/03/2020

Hacı Çetin

 Eczanesi

Cuma

20/03/2020

Sobay 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam393
Toplam Ziyaret2434559
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
Yaşanmış Peygamber Aşkı
01/12/2016

         Resulullah(sav) ın aşkı anlatılmakla bitmez. Tabi bu lahuti aşk, âşıkları için özel bir enerjidir. İmanın, ihsanın, takvanın en etkin gıdasıdır. Öyle bir iksir ki içtikçe kanar, kandıkça içesiniz gelir. Bu aşka sadece kutlu doğum haftalarına, mevlit kandillerine sığmayacak kadar büyüktür. Dolayısıyla fırsat buldukça, şahsımız, ailemiz ve çevremizle bu aşktan istifade etmeliyiz. Bunun için de her vesileyi kullanmalıyız.

Sosyal medyadan birkaç takipçi kardeşim, bu aşkın yaşanmış hali olan bir yazı göndererek köşemde paylaşmamı talep ettiler. Gözyaşlarıma hâkim olamadan ve anlatılamaz yaşanır bir hazla okuduğum bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. İşte o yazı…

Medine’de bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan Allah dostu ve peygamber aşığı bir kardeşimiz, işin son günü sabah mesaisinde kendisine verilen teknik görevi tamamlayıp ayrılmak üzere iken Resulullah’ınRavzasında elektrik çarpması sonucu vefat etti ve Cennetul Bakiye defnedildi. Tabii ailesi mecburi istikamet Türkiye’ye döndü. O zaman 7 yaşında olan oğlu Nebi Doğanaybugün ortaokulöğrencisi. Kompozisyon dersi ödevi olarak bir makale yazmış ve birincilik almış. İşte o peygamber aşkını en derinden yaşayan bir yüreğin yansımaları.

Biliriz ki dil kalpten geçen her şeyi ifade edemez. Allah bize de bu kardeşimiz gibi Resulullah sevgisi nasip etsin. Amin.

Bir güneşim, Bir babam, Bir terliklerim...

“Bir seni güneşim, bir babamı, bir de terliklerimi bırakmıştım geldiğim yerde…

Bir ilkbahar gününde güller gibi kokan Medine'de dünyaya gözlerimi açmıştım. Doğduğum hastane senin Ravzanın hemen yanı başında olduğu için, duyduğum ilk koku senin bahçenin gül kokuları olmuş. Babam gelip te daha kulağıma ezan okumadan, kulaklarım senin mescidinin ezan sesleriyle şereflenmiş. 40 günlük olduğumda ilk ziyaretimi de senin Hane-i Saadetine yapmışım. İlk adımlarımı senin Ravzandaki mermerlerinde atmış ve Rabbimle ilk buluşmamı, ilk secdemi senin mescidinde yapmışım. Hemen hemen yaptığım her ilkte sen varsın. Daha konuşmasını öğrenmeden seni sevmeyi öğrendim ben. Belki seni çok tanımazdım ama sanki bana çok çok yakınmışsın gibi severdim seni.

Senin evini her ziyarete gelişimizde seni görmesek bile senin varlığını hisseder, evinden her ayrılışımızda hüzünlenirdik. Çocuklar evde sıkılınca babaları parka, eğlence yerlerine götürsün isterler. Biz Medine’de yaşadığımız sürece hiç babamızdan parka götürmesini istemedik. Bizim canımız sıkılmaz mıydı acaba hiç? Sanırım Medine’deki hiçbir çocuğun canı sıkılmazdı. Çünkü orada hiçbir yerde olmayan gül bahçesi ve bahçenin biricik efendisi vardı. Bizim vaktimizin çoğu o bahçede geçerdi.

Senin bahçenin mermerlerine ayakkabı ile basamazdık. Yalınayak dolaşırdık mermerlerin üstünde. Kim bilir, korkardık belki de bahçenin güllerine basıvermekten. Yazın mermerler ayaklarımı yakardı. Olsun bu da bizim hoşumuza giderdi. Babama sormuştum bir seferinde

- Babacığım neden Medine bu kadar sıcak diye. Babam da:

- Evladım Medine’de iki tane güneş var da ondan, derdi.

- Nasıl olur babacığım, güneş bir tane değil mi? derdim. Babam gülerek:

- Bak yavrum doğru, bütün dünyayı ısıtan bir güneş var ama bir de âlemleri ısıtan ve aydınlatan güneş var. O güneş de Medine’de olunca sıcaklık iki kat oluyor.

Babamın bu cevabı hoşuma giderdi ve ısınırdım. Gerçekten de ayaklarımızı mermerler ısıtıyordu ama senin güneşin de, sıcaklığın da içimizi ısıtıyordu. Medine’den ayrıldığımızdan beri belki ayaklarımız ısınıyor ama içimiz bir türlü ısınamıyor. Çünkü güneşimizin en büyüğünü orada bırakmıştık. Ben güneşimi kaybetmiştim. Onun evine, bahçesine gidemiyordum artık. Gerçi ışığı ta buralarda bizi aydınlatıyordu ama içimi ısıtması için onun Ravzasında yalınayak koşmam lazımdı. Evet, bahçende yürürken ezanlar okunurdu. Öyle güzel okur ki Medine müezzini ezanı, sanki Bilali Habeşi okuyor sanırsınız. Namaz kılmak için Mescide koştururduk, bilir bilmez. Babamın yanında namaz kılardık.

Büyük sütunların altından gelen soğuk havadan saçlarımızı savurturduk. Zemzem bardaklarından güller yapardık. Namaz kılarken yanımıza usulca bir kedi sokulurdu. Babam 'incitmeyin sakın, onlar Ebu Hüreyre’nin kedileri' derdi, biz de inanırdık. Senin Mescidine kediler de girebilirdi. Sen çok iyi bir ev sahibiydin çünkü. Devam edeceğiz inşallah… Selam… Dua…



559 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR - 07/06/2020
IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı? - 11/05/2020
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı?
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA - 03/02/2020
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT - 29/01/2020
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT
Kadına şiddet - 20/01/2020
Kadına şiddet
MEKKELER FETİH BEKLİYOR - 09/01/2020
MEKKELER FETİH BEKLİYOR
SİNSİ SİLAH MÜZİK - 14/12/2019
SİNSİ SİLAH MÜZİK
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER - 29/11/2019
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI - 28/10/2019
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83806.8654
Euro7.71577.7466
Hava Durumu
Saat
Site Haritası