• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Çarşamba

24/04/2019

Aksu

  Eczanesi

Perşembe

25/04/2019

Rihan

 Eczanesi

Cuma

26/04/2019

Can

Eczanesi

Cumartesi

27/04/2019

Berfin-Avu 

Eczanesi

Pazar

28/04/2019

Velioğlu-Kaya 

  Eczanesi

Pazartesi

29/04/2019

Yaşam

 Eczanesi

Salı

30/04/2019

Mavi 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam510
Toplam Ziyaret2203726
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
Özür ve cevap
13/12/2012

 

        Şia fitnesi yazımıza ortada durma görüntüsü veren ancak daha çok Şia gözlüğüyle değerlendirip itirazlarda bulunan Selahaddin Bey’e özürle beraber bazı açıklamalar yapma ihtiyacı doğdu.

         Öncelikle şunu belirteyim ki 15-20 yıldır yazdığım hiçbir yazıda, bildiğim halde Şia fitnesinden bahsetmedim. Şia’nın başta sahabeler olmak üzere tüm İslam ümmetine pervasız saldırılarına ve tekfir konusunda da gayet rahat olmalarına rağmen, ehlisünnet uleması ısrarla “Biz ehli kıbleyi tekfir etmeyiz” tavrını benimsemiş… Ancak şu kısacık ömrümüzde Şia’nın ümmete çektirdikleri ve en son Irakta ABD vs. batılı güçlerle ittifakı, Suriye’de ise küfrün sol cenahı olan Rusya, Çin, Güney Kore gibi güçlerle ittifak edişleri, işin tuzu biberi oldu. Daha da önemlisi Resulullah (sav) ın bu konudaki hadisi şerifleri bu vb. şerlere ve şerlilere karşı ümmetin evlatlarını uyarmayı gerektirmektedir. Bu hadislerden sadece bir kaçını bir önceki yazımda paylaşmıştım.

        Ve aleykum selam Selahaddin Bey. İran devrimin ilk yıllarında İran radyosundaki ateşli konuşmalarınızdan ve nice oraya gidip dönenlerin anlattıklarından Şii leştiğiniz intibaını edindim inşallah yanılmışımdır. Ziyaretçilerle ilgili ihtarınızı ise yerleşmek niyetiyle koşarak İran’a giden, ancak İran’ın içyüzünü görünce ilk bir yıl içinde kaçarak tekrar dönen en az beş arkadaşımdan duydum. Yanılmış veya yanıltılmış olabilirim bundan dolayı özür dilerim. Eleştirinizde hiç değinmediğiniz anımı okumuşsunuzdur…

        Ancak yazınızda birçok tutarsızlık mevcut… Şia propagandası konusunda profesyonelleşmek mi desem, bazı sebeplerden dolayı rahat konuşamamak mı? Ben de şahsen İran rüzgârının sert estiği dönemlerde değişik tehditler almıştım. Adaletin simgesi Ömer (ra) gibi sahabenin katili olan bir Mecusi’yi baş tacı eden, sadece isimleri Ömer olduğu için beş yüzden fazla ehlisünnet âlimini daha dün Irakta işkencelerle katleden, ehlisünnete karşı kin ve nefret dolu bir güruhtan her kötülük gelebilir. Suriye’deki katliamlarına, nice ırzları kirletmelerine, kendi meşreplerinden olan MOSSAD gibi ülke dışında giriştikleri suikastlara bakıldığında, gerçekten Şia’nın sinsiliğinden ve kininden korkmak ayıp değil.

       Şia Türkiye’ye kendi dinini ihraç etmeye çalıştığı ilk zamanlar, epeyce dergi ve gazete başlatıp kapattı. Bu basın ve yayın kuruluşları, ilk çıktıklarında ehlisünnete çok yakın görüntü vererek başlıyor sonra ince ince sahabe düşmanlığı vb. fitnelerini işlemeye çalışıyorlardı. Deşifre olur olmaz eski isimlerini kapatıp yeni bir isim ve aynı taktikle yeniden başlıyorlardı. Şii ’leşmiş ve şu an özellikle Türkiye’de ümmet içinde fitne çıkarmak için uğraşan şaz insanlar o günlerin eseri… Sizin duruşunuz da bana o günleri ve o taktikleri hatırlatıyor maalesef… İnşallah yanılıyorumdur.

       Aynı duruşu görünüşte İran zaten otuz küsur yıldır yapıyor. Hep İslam kardeşliği ve ümmet birliğinden bahsediyor. Ancak Afganistan, ırak ve Suriye tecrübeleri çok güzel anlatıyor ki onların “İslam” dediği şey İbni Sebe’ fitnesi olan Şiiliktir. İhtilafı, iftirakı bırakalım küfre karşı bir olalım falan ambalajları da aynı aldatma ve takiyyelerden ibarettir. Tarih boyu ümmete karşı komplolardan vaz geçmemiş, ümmete karşı her renkten kâfirlerle ittifak etmiş, şu an tüm dünyanın gözleri önünde hem batılı, hem doğulu kâfirlerle ittifak kuran Şia’nın hangi sözüne inanalım. Yeter artık…

      Daha önce bir kısmını aktardığım Şia sapmalarından hiç haberiniz yokmuş gibi davranıyorsunuz. Bazılarını es geçmiş bazılarına da hilafı hakikat savunmalar yapmışsınız. Aynı sapmaları tekrarlıyor;

·                      Şia Ali (ra) ve onun tarafını tutan 5-6 sahabe dışındaki sahabeleri tekfir etmekten sakınmıyor.

·                     Şia Aişe (ra) annemize ifk iftirasını kabulleniyor…  Onun Kur'an ayetleriyle tezkiye ve tebriye edilişini kabul etmiyor.

·                     Şia ehlisünnetin hadis kaynaklarını yalan ve düzmece olarak kabul ediyor. Aslında ehlisünnetin hiçbir kaynağını bütün olarak kabul etmiyor. Sadece hesaplarına gelen bazı noktaları makaslayarak aleyhte kullanıyor.

·                  Şia 12 imamın peygamberler gibi masum olduğuna inanıyor ve onların söz ve davranışlarını da peygamberin sünneti gibi teşride kaynak olarak kabul ediyor.

·                  Şia 12 imamı peygamberlerin de üstünde adeta birer ilah olarak görüyor.

·                   Ali (ra) nin imametinin Allah (cc) tarafından verildiğine inanıyor. İlk üç halife ise imamet hakkını gasp ettikleri için onlara özel bir kin besliyor.

·                 Velayeti fakih itikadıyla sadece 12 imamı değil şu anki rehberleri de masum ve la yüs’el kabul ediyor.

·                  Tüm bu görüşlerini başkalarının yanında takiyeyle ustaca örtüyor. Aynı ustalıkla birlik beraberlik! Mesajları vermeye devam ediyor.

Ve soruyorum;

        Bireylerin davranışlarıyla değil kaynaklarıyla değerlendirin diyorsunuz. Bahsettiğim sapmalarla ilgili onların asli kaynaklarından deliller sunarsam siz de mertçe Şia’dan teberri eder ve saptırdığınız insanları bu fitneye karşı uyarır mısınız? Savunma konusunda bizim bilmediğimiz bir takım mazeretleriniz varsa, bari sükût edin biz anlarız. Yapmayın be kardeşim…

       Gazetemiz yazarı İsa Tatlıcan Bey de üslup eleştirisinde bulunmuş. Kısmen haklı da olabilir. Değerli okuyuculardan özür diliyorum. Ancak Üslubumun sertliğinden bahsedenler herhangi bir hastanedeki Suriyeli yaralıları ziyaret edip Şia’nın ibadet aşkıyla yaptıkları sadistlikleri canlı olarak dinlesinler. Başta tahran ve nice İran şehirlerinin ana caddelerine boydan boya ve her yıl asılan “Bu gün Ömer’e lanet günüdür” afişlerini görsünler… Kızdıkları bir insana “O… çocuğu” yerine, -haşa ve kella- “Aişe dölü” dediklerini duysunlar…

        Burada sadece bir kısmından bahsettiğim sahabe ve ehlisünnete iftiraların, ihtilaf ve iftirakın çok daha fazlası, Şia tarafından onlarca TV kanalında değişik dillerde 7/24 yayınlanıyor. Onlar sahabe ve ehlisünnete iftira atıyor, hakaret ediyor, tekfir ediyor bu vb. zevattan ses yok. Ben bunlar iftiradır diyorum tefrikacılık ve sertlikle suçlanıyorum. Ses verin ey ümmeti Muhammed!.. Adil hakemler yok mu?.. Selam… Dua… mozkilinc@hotmail.com

 

 

 

 



Paylaş | | Yorum Yaz
2625 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

“İhvanı Müslimin’in çizgisi 2 - 05/03/2019
“İhvanı Müslimin’in çizgisi 2
İhvanı Müslimin’in Çizgisi - 25/02/2019
İhvanı Müslimin’in Çizgisi
Batılın Simgesi Noel’e Hayır - 26/12/2018
Batılın Simgesi Noel’e Hayır
Ashabı Kiram En Güzel Örnektir - 01/11/2018
Ashabı Kiram En Güzel Örnektir
Mazlumun Ahı İndirir Şahı - 11/10/2018
Mazlumun Ahı İndirir Şahı
Yaş Günü Yaş İş - 01/10/2018
Yaş Günü Yaş İş
Domuzdan Post Gâvurdan Dost Olmuyor İşte - 08/08/2018
Domuzdan Post Gâvurdan Dost Olmuyor İşte
Kur ’ansız Olmaz - 28/07/2018
Kur ’ansız Olmaz
Batı Örnek Olamaz - 11/07/2018
Batı Örnek Olamaz
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.88865.9122
Euro6.56076.5869
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 6°
Saat
Site Haritası