• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Çarşamba

20/03/2019

Hacı Çetin

  Eczanesi

Perşembe

21/03/2019

Sobay

 Eczanesi

Cuma

22/03/2019

Aydın

Eczanesi

Cumartesi

23/03/2019

Med-Hançer 

Eczanesi

Pazar

24/03/2019

Huzur-Ektiren 

  Eczanesi

Pazartesi

25/03/2019

Yeni Fırat

 Eczanesi

Salı

26/03/2019

Med 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam352
Toplam Ziyaret2179624
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
Çocuklarımız Fidandır
28/06/2015

Bahçemize hangi fidanı dikersek, o meyveyi yeriz. Bunu yıllardır yaşayarak tecrübe ediyoruz ama bir türlü de kalıcı çözümler bulamıyoruz. Bulduğumuz sahici çözümleri de gerektiği gibi uygulama imkânı bulamıyoruz. Maalesef birçok konuda olduğu gibi çocuk terbiyesi konusunda da bir kısır döngüdür devam ediyor.

Çocuklar aileleri, aileler toplumu, toplumsa ümmeti oluşturur. Esasen daha kısa yoldan tüm insanlık çocuklardan oluşmaktadır. Şu halde çocukların eğitim ve terbiyesi, tüm insanlığın eğitilip terbiye edilmesidir.

Bu eğitimde en büyük rol ailenindir. Bilim adamları, çocuğun kişiliğinin oluşumunun 0-5 yaşlarında gerçekleştiğini söylüyorlar. Bu yaşta çocuk, ana kucağı ve baba ocağındadır. Normal bir ailenin çocuğu 0-5 yaşları arasında ailesinden habersiz ve tek başına nerdeyse dışarıya adım atmamaktadır. Dolayısıyla ailenin çocuk terbiyesindeki rolü tartışılmaz.

“Cami merkezli hayat” gereğini değişik makale, vaaz, hutbe ve derslerimizde defalarca tekrar etmiştik. Çocuk terbiyesi ve aileye dair de bir o kadar hatta daha fazla çalışmalarımız oldu ve olmaya da devam edecektir. Özellikle sanal âlemin çocuklarımızı ahtapot gibi sarmaladığı çağımızda, çocuk terbiyesi acil ve hayati önem arz ediyor. Bu terbiyedeyse cami merkezli hayat etkisi tartışılmaz.

Ramazan ayı lahuti cazibesi ve ilahi bereketiyle ailece camiye yönelişi de beraberinde getiriyor. Ramazanın, okullarının yaz tatiliyle kesişmesi, çocuklarımızın camiye, cemaate, namaza, ibadete ve Kur'an eğitimine kazandırılmasında ciddi bir fırsat oluşturuyor. İşte bu fırsatı iyi değerlendirip hep beraber, kendimiz, ailemiz, çevremiz ve toplum için ramazanı daha da bereketlendirebiliriz.

Bu da çocuklarımıza camiyi, namazı, sevdirmemiz, Kur'an eğitimini daha eğlenceli hale getirerek, onların camiyle bağlarını sürekli hale getirmemizle mümkün… Ancak bu konuda özellikle bazı yaşlı amcaların çocuklara karşı takındıkları tavırları, hikmetlice aşmak gerekiyor. Bununla ilgili önerilerimizi bir sonraki yazıya bırakarak, özellikle çocuklara sert çıkan kardeşlerimize bazı uyarılarda bulunalım.

Çocuk çocukluğunu, büyük büyüklüğünü yapmalı.

Çocuklara sert çıkan büyükler, özellikle empati yapıp kendi çocuklarını düşünsünler. Buna birde zaman farkını eklesinler. El an yaşadığımız bu teknoloji çağında değişim o kadar hızlı ki on yılda, bir asırlık değişiklikler yaşanıyor. Yeni değişim on kar daha hızlı. Sosyal, siyasal, kültürel kısaca hayatın her alanında jet hızıyla bir ilerleme/değişim var. Dolayısıyla bu durum neslim oluğum ve gelişiminde de büyük farklılıklar doğuruyor.

Şunu da unutmayalım ki çocuk enerji doludur. Koşmalı, oynamalı, düşmeli, kalkmalı… Hatta bazen kırıp döktüğü de olur buna hazır olmalıyız. Çocukluğun gereği yaramazlık, büyüklüğün gereği şefkatle sahiplenip teskin etmektir. İki arkadaş gibi karşılıklı oturup, onu muhatap alarak ikna etmektir. Severek, sevdirerek çocuğu kontrol altında tutmaktır. Çocuklar Çocukluğunu yapıyor, ya büyükler?

Camilerde çocuk sorununun bir sebebi, çocuklardan büyük davranışı beklememizdir. Çocuktan çocukluk yapmamasını istemek, taşın pamuk olmasını istemek gibi bir şey… Hayır, çocuk fıtratı gereği çocukluğunu yapacak, büyüklerde sabırla, azimle ve hikmetle, ama özellikle de şefkat ve merhametle büyüklüğünü yapacaktır.

Üzülerek görüyoruz ki, camilerde çocuk sorunundan çok, büyük sorunu var. Ses yapıyor, dikkat dağıtıyor, çorabı kirli, ayağı çamurlu, halıları kirletiyorlar falan denilerek zaman zaman çocukların azarlandığını, hatta camilerden kapı dışarı edildiklerini görüyor, duyuyoruz.

Şunu unutmayalım ki değil caminin halısı, caminin kökü hatta tüm camilerin taşı betonu, bir çocuğunu hidayeti kadar değerli değildir. Bir düşünelim, camiden kovulduğu, azarlanıp rencide edilen çocuklardan nicesi, İslam’dan uzaklaşıp, “sokak çocuğu” “ayyaş-berduş” olursa ne olacak. İşretseniz daha acı olanını düşünelim. Camiden kovulduğu için tinerci, kapkaççı, gezici olan çocuk veya gencin vebali kimin? Hatta kimi İslam dışı fikir ve ideolojilere kapılıp giderse ne olacak.

Nitekim gençliğimizden niceleri bunun çok ötesinde fikri ve ahlaki savrulmalar yaşamaktadırlar. Bu kendi değerlerine yabancılaşan gençler, gökten inmedi, yerden bitmedi… Bunlar bizim çocuklarımız. Kim bilir belki bunlardan niceleri de zamanında azarlanarak camiden kovulan çocuklardır… Ne olur hep beraber biraz daha dikkat ve gayret… Selam… Dua…

 



Paylaş | | Yorum Yaz
930 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

“İhvanı Müslimin’in çizgisi 2 - 05/03/2019
“İhvanı Müslimin’in çizgisi 2
İhvanı Müslimin’in Çizgisi - 25/02/2019
İhvanı Müslimin’in Çizgisi
Batılın Simgesi Noel’e Hayır - 26/12/2018
Batılın Simgesi Noel’e Hayır
Ashabı Kiram En Güzel Örnektir - 01/11/2018
Ashabı Kiram En Güzel Örnektir
Mazlumun Ahı İndirir Şahı - 11/10/2018
Mazlumun Ahı İndirir Şahı
Yaş Günü Yaş İş - 01/10/2018
Yaş Günü Yaş İş
Domuzdan Post Gâvurdan Dost Olmuyor İşte - 08/08/2018
Domuzdan Post Gâvurdan Dost Olmuyor İşte
Kur ’ansız Olmaz - 28/07/2018
Kur ’ansız Olmaz
Batı Örnek Olamaz - 11/07/2018
Batı Örnek Olamaz
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.46625.4881
Euro6.20386.2287
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 6°
Saat
Site Haritası