• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Perşembe

09/07/2020

Kaya 

  Eczanesi

Cuma

10/07/2020

Saadet 

 Eczanesi

Cumartesi

11/07/2020

Aksu-Rihan

Eczanesi

Pazar

12/07/2020

Derman-Deva

Eczanesi

Pazartesi

13/07/2020

Rihan 

  Eczanesi

Salı

14/07/2020

Can

 Eczanesi

Çarşamba

15/07/2020

Şifa-Sevim 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi17
Bugün Toplam1114
Toplam Ziyaret2467929
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
Bayramlar Bayram ola
16/08/2012

 

Suriye, Arakan, Somali ve daha nice İslam coğrafyalarında; kan, gözyaşı ve feryatlar devam ederken, bayramların gerçek manada bayram olması mümkün değildir. Resulullah (sav) Mekke’deki on üç yıl boyunca bayram yapmadı. Medine’ye hicret edip İslam devlerinin temellerini attıktan ve bayramları bayram olarak değerlendirecek duruma geldikten sonra bayram yaptı. Galiba biz, asıl bayramlara kavuşuncaya kadar, acılarımızla beraber ve burukta olsa, bayramları kutlasak daha hayırlı olur. Bir taraftan da insanlığı asıl bayramlara kavuşturma mücadelesine devam edeceğiz.

                Bayramları bayram yapan içindeki mana ve ruhtur. Yoksa zaman açısından bayram günleri de sair günler gibi 24 saatten ibarettir. Bu manevi değerlerinin asıl kaynağı elbette Allah (cc) ın insana bir lütfü ve Resulullah (sav) ın müjdesi olmasıdır.

                Ancak bayramların gerçek manada bayram olması ve ihtiva ettiği fayda ve hikmetlerin gerçekleşmesi bizlerin icraatlarıyla olacaktır. Bayramların isimlerinden başlayarak kendilerini de değiştirme operasyonuna alet olmayalım. “ramazan bayramı” yerine “şeker bayramı” gibi… Bayramları, tatil yapma, gezip-tozma,  ramazan bayramında şeker, çikolata yeme, kurban bayramında da mangal sefası sürme ve eğlence yerlerinde kurt dökme partileri olarak değerlendirirsek feci bir cinayet işlemiş ve sosyal barış, yardımlaşma ve dayanışmanın, iki büyük kalesini kendi ellerimizle yıkmış oluruz.

Ramazan bayramının bazı hikmetleri

  • Allah (cc) ve Resulullah (sav) ın emirlerine ittibadır.

Mü'min Allah (cc) ve Resulullah (sav) emrine uygun olarak yaptığı her amelde her şeyden önce ibadet yapmış olur ve sevap kazanır. İslam’da ibadet sadece namaz oruç değildir. Allah (cc) ın rızasına uygun her amel ibadettir. Bu bayram seyran gibi zevk-u safa da olsa böyledir. Bilindiği üzere ramazan ve kurban bayramlarının kutlanması hicretin ikinci yılı Resulullah (sav) tarafından emredilmiş, Cahiliye dönemine ait diğer bayramlar ise yine Resulullah (sav) tarafından aynı anda yasaklanmıştır.

                Şu halde ramazan ve kurban bayramlarını kutlamak ibadet, İslam’a ait olmayan, batılıların aramıza sokmaya çalıştıkları gün hafta ve bayramları kutlamak ise günah olup hüküm olarak, mekruh veya haramdır. Hatta Hanefi fukahasına göre kâfirlere benzemek kastıyla veya onların bayramlarını benimseyerek onlarla beraber kutlamak, kişiyi küfre götürür.

  • Aile bireyleri arasında sevgi ve muhabbet te’sis etme, pekiştirip devam ettirmektir.
  • Komşular arası sevgi ve muhabbet te’sis etme, pekiştirip devam ettirmektir.

 Allah (cc) şöyle buyuruyor: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. (Nisa 4/36)

Resulullah (sav) şöyle buyuruyor: “Cebrail (as) bana, komşuma iyi davranmamı öylesine ısrarla tavsiye edip durdu ki, bana komşumu mirasçı kılacağını zannettim” (Buhari, Müslim Riyazus salihin H no=  303)

  • Akrabalar arası sevgi ve muhabbet te’sisi ve sılayı rahmi ihya etmektir.
  • Bütün toplum dolayısıyla ümmet arasında sosyal barış, yardımlaşma ve dayanışmayı te’min etmektir.

Her bayram baba çocuklarıyla kucaklaşır, bayramlaşır, diğer aile bireyleri onun elini öpüp saygılarını arz ederler. Oda onlara sevgi ve muhabbetini izhar ederek öper, koklar, harçlık verir. Bayram öncesinde gücü oranınca onlara bayramlık giysi ve hediyeler alır.

Ramazan ayında zekât, fitre, sadaka, hediye, infak vs yardımlaşmalarda önceliğin akrabaya verilmesi, sonra komşuların düşünülmesi toplum bireyleri arasında sevgi ve saygı sevgi yardımlaşma ve dayanışmanın örneklerindendir.

 Kurban etinin üçe bölünerek birinin aile bireylerine ayrılması, birinin akrabalara diğerinin de komşulara hediye edilmesi de bu sevgi ve muhabbeti besleyen unsurlardandır.

Bu vb nice hayır ve bereketler sadece İslam’ın insanlığa verebileceği güzelliklerdir. İslam’ın dışındaki hiçbir sistemin asla yapamayacağı, yapmayı da düşünemeyeceği durumlardır. Esasen bütün ahlak prensipleri ruhla alakalı olup tamamen gönüllülük esasına dayanırlar. Ruha ise sadece Allah (cc) hükmedebilir. Zira ruh beşer takatini aşan bir gerçektir. Dolayısıyla bunlar Allah (cc) vahiy yoluyla indirdiği ilahi şeriatla düzenlenip korunabilir.

Mesela herhangi bir beşeri sistem; komşuya iyi davranma, aile bireyleri arasında sevgi-saygı, mü'min kardeşine karşı tebessüm etme, mütevazı ve cömert olma, cimri ve kibirli olmama vb. ahlaki prensipleri kanun, yasa veya yönetmelikle düzenleyebilir mi? Elbette hayır…

  • Fakir zengin sınıf ayırımını ortadan kaldırmaktır.
  • Toplum içinde zararlı bir takım fikir ve ideolojilerin yeşermesini engellemektir.

Biraz yaşlıca olanlar bilirler, bir zamanlar dünyayı kasıp kavuran kominizim, “ezilmiş halkların hakları” sloganıyla varoşlardaki fakir fukarayı aldatarak yer edinmişti. Ta ki asıl halkı ezen sistem olduğu anlaşıldıktan sonra iflas etti.

İşte İslam her vesileyle sınıflar arası yardımlaşma, dayanışma, gelir dağılımında mükemmel bir adalet ve başta zekât olmak üzere değişik infak müesseseleriyle hikmetli bir şekilde zenginden fakire aktarmakla asıl sosyal adalet ve gelir dağılımında denge sağlamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir fikir ve ideolojinin istismarına imkân kalmamaktadır.

  • İnsanın manevi dünyasının imarına katkıda bulunma.

Unutmayalım ki bir millet parası, silahı, teknolojisi vs maddi güçleriyle değil, iman, ahlak, fazilet ve erdem gibi manevi değerleriyle güçlüdür. Yine bir toplum, yeme-içme, gezip-tozma ve eğlence alanlarında kurt dökmeyle falan mutlu, huzurlu ve medeni olmaz. Huzur ve mutluluk ancak insanların manevi dünyalarının imarıyla mümkündür.

Sonuç olarak bayramların bayram olması bizlerin, ziyaretleşme, yardımlaşma, dayanışma, karşılıklı saygı ve sevgiyi, komşuluk ve sılayı rahmi ihya etme gibi fazilet ve erdemleri yaşamamız ve yaşatmamızla mümkündür. Allah (cc) bayramları bayram olarak ihya etmeye bizleri muvaffak kılsın. Ümmeti Muhammedi en kısa zamanda gerçek bayramlara kavuştursun amin!.. mozkilinc@hotmail.com

                                                                                                                    

 

 



1880 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ayasofya Camii Mübarek Olsun - 13/07/2020
Ayasofya Camii Mübarek Olsun
IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR - 07/06/2020
IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı? - 11/05/2020
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı?
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA - 03/02/2020
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT - 29/01/2020
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT
Kadına şiddet - 20/01/2020
Kadına şiddet
MEKKELER FETİH BEKLİYOR - 09/01/2020
MEKKELER FETİH BEKLİYOR
SİNSİ SİLAH MÜZİK - 14/12/2019
SİNSİ SİLAH MÜZİK
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER - 29/11/2019
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65167.6823
Euro8.95278.9886
Hava Durumu
Saat
Site Haritası