• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Cumartesi

14/03/2020

 Med-Hançer

  Eczanesi

Pazar

15/03/2020

Yorulmaz-Can 

 Eczanesi

Pazartesi

16/03/2020

Baran

Eczanesi

Salı

17/03/2020

Avu

Eczanesi

Çarşamba

18/03/2020

Coşkun 

  Eczanesi

Perşembe

19/03/2020

Hacı Çetin

 Eczanesi

Cuma

20/03/2020

Sobay 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret2435841
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
TAKİYYE DÜŞTÜ KİN GÖRÜNDÜ
19/05/2013

         Şiiler takiyye düşüncesini daha önce hayatta kalabilmek için ustaca kullanan Yahudilerden ithal etmişlerdir. Bunu bir akide ve din olarak almışlardır. Esasen Şiilik dininin kurucusu ismini Abdullah olarak değiştiren ibnuSebe’ dir. Yahudiler, ihanetleri sebebiyle aşama aşamaMedineden atılmalarının kuyruk acılarını unutmamışlardır. İslam ümmetinin içine saldıkları  ibniSebe’ fitnesi 1350 yıldır ümmetin başını ağrıtmaya devam etmektedir.

         Bu mezhep tarih boyunca akidesini ve fikirlerini gizleyerek yaşamıştır. Şia mezhebi/dini ile ilgili birçok eser İran’da safevi devletinin kurulması ve Hümeyni’nin devriminden sonra bilinip açık bir şekilde ortaya çıktı. Çünkü bu aşamadan sonra kitapları basıldı ve Müslümanlar bu mezheple ilgili birçok malumata sahip oldu. Akidelerinin çoğu gizlidir. İşte asli kaynaklarından bazı takiyye incileri:

         “Takiyye benim ve atalarımın dinidir. Takiyye yapmayanın imanı da olamaz.”(El-KüleyniUsulülKafi II, 219)

         Şiiliktekitakiyyeinancı, bir Şiiye bir başkasını kandırabilmesini caiz kılıyor. Bundan hareketle bir Şii inandığı bir şeyi açıkça inkâr edebilir. Kalbinde inanmadığı bir şeye görünürde inanıyor gibi davranabilir. Bundan dolayı Şiiler, ehl-i sünnet’in yanında Kur’an’ın tahrif edildiği, sahabelere hakaret etme, Müslümanları tekfir etme ve bunun dışında birçok konudaki düşüncelerini gizlerler.

         Şeyhleri ve muhaddisleri olan Saduk lakaplı Muhammed bin Ali bin Hüseyin Risale fil İtikat adlı eserinde şunları zikreder: “takiyye ile ilgili inancımız şudur. Takiyye’yi terk eden namazı terk etmiş gibidir. Kaim olan mehdi çıkıncaya kadar takiyye ile amel etmek vaciptir. Mehdinin çıkışından önce takiyye’yi terk eden Allah’ın ve İmamiyenin dininden çıkmıştır. Allah’a, resulüne ve imamlara muhalefet etmiştir.” (s. 104)

         Ancak gelişen bazı olaylar, Şia’nınİslam ümmetine karşı kin ve nefretlerini dışa vurmaktadır. Tabi onalar Şia dışındaki tüm ehli sünnet camiasını kesin kafir, zındık ve düşman olarak kabul etmektedirler. Yani Ashabı Kiram (Rıdvanullahialyhimecmain) a ve ümmete olan kinlerini din edinmişlerdir. İşte asli kaynaklarından bir inci daha “Bizimle muhaliflerimiz arasında herhangi bir kardeşlik ve dokunulmazlık yoktur” "Muhaliflerimizin küfründe hiçbir şüphe yoktur. Çünkü imamlardan birinin velayetini inkâr etmek onlardan başka birinin hilafetini kabul etmek ve cebir gibi batıl inançlara sahip olmak zındıklık ve küfrü gerektirir. (Mesabih El-Fukeha fil Muamelat, Ayetullah El-UzmaEbul Kasım El- Hui, II, 11)

         Suriye’de devam eden tarihi katliam, elbette yüreğinde zerre iman olanların yüreklerini dağlıyor. Ancak diğer yandan onlarca yıldır takiyye ustalığıyla şeytani yüzünü gizleyen Şia’nın foyasını ortaya çıkarması başlı başına bir hayırdır. 18.05.203 tarihli medyada geniş yer bulan açıklama tam da “takiyye düştü kin göründü” dedirten cinsten. İşte özetle o açıklama…

“Muhaliflerle topyekün savaşmak için Ali Hamaney’den emir bekliyoruz...

         Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, hareketin Suriye’deki çatışmalarda rol aldığını belirtti. Merkezi İran’ın başkenti Tahran’da bulunan yarı resmi Ehlibeyt Haber Ajansı (ABNA), Kasım’ın Suriye’de yaşanan olaylarla ilgili değerlendirmelerini yayımladı.
Hizbullah güçlerinin Suriye içerisinde Esed yönetimi ile birlikte muhaliflere karşı savaştığını kaydeden Kasım, Suriye’deki silahlı muhalif grupları “tekfirci teröristler” şeklinde niteledi.
(…)Hizbullah’ın eylemleri ülke sınırlarını aşmıştır. Şu anda tek faaliyet alanımız Lübnan değildir. Bu ister düşman olsun ister dost, herkesin bildiği bir şeydir” ifadesini kullandı.

         Hizbullah’ın Suriye’de bu gruplara karşı topyekûn savaş ilan etmesi için İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’den emir beklediğini dile getiren Kasım, şöyle devam etti:
“Hizbullah, şu anda tüm tekfirci teröristleri yok etmeye muktedirdir ve bu çirkin varlığın kökünü yeryüzünden kazımaya kadirdir. Ancak Hizbullah, rehberi ve dini lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in emrini beklemektedir.”

         Tabi bu, şii liderlerin ne ilk ne de son açıklamaları. Suriye’deki katliam başladığından beri bunun benzeri yüzlerce açıklama yaptılar. Açıklamalarında zalim Beşşar’a karşı savaşan tüm Müslümanları, tekfirci terörist, ABDuşağı, Siyonist işbirlikçisi vb. iftiralarla karalamaktadırlar. Hâlbuki artık mızrak çuvala sığmıyor… Şia’nın tarih boyu İslam ümmetinin her renkten düşmanlarıyla gizli aşikâr her tür işbirliğini yapmışlardır. Şu anda da yapmaya devam etmektedir.

         Çoğu kere bu gün ak dediklerine yarın kara diyebiliyorlar. Türkiye’ye karşı bir çok terör örgütüne gizli aşikar destek veriyorlar. Defalardır Türkiye’yi tehdit eden açıklamalar yapıyorlar. Diğer taraftan, cumhurbaşkanlığı adayı Celili “Türkiye’nin güvenliği, bizim güvenliğimizdir.” Açıklaması yapıyor. Cilvegözü ve Reyhanlı’da ton ton patlayıcı patlattırıyorlar, sonra da dönüp aynı olayı kınıyorlar. Eh… Yakışıyor doğrusu… Takiyye…

         Ancak Şia yanlış karta oynuyor. Şu an işbirliği yaptığı; ABD, İsrail, Rusya, Çin, vs. doğulu batılı bütün kâfirler onların hayallerini gerçekleştirmelerine yetmeyecekler. İslam ümmetinden elbette yeni Selahaddinler, yavuzlar çıkamaya devam edecektir. Eğer şia varlığını devam ettirmek istiyorsa, “biz ehli kıbleyi tekfir etmeyiz.” Diyen İslam ümmetinin merhametli kanatlarına sığınsınlar. Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke… mozkilinc@hotmail.com



2502 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

farisî     24/05/2013 07:07

seyda ji bona em Îran e fehmbikin hewceyî em jiyana Qazî Muhammed bixwînin. http://www.bizimgazete63.com/?Syf=22&Mkl=408823
mehmet fatih barış

Yazarın diğer yazıları

IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR - 07/06/2020
IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı? - 11/05/2020
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı?
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA - 03/02/2020
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT - 29/01/2020
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT
Kadına şiddet - 20/01/2020
Kadına şiddet
MEKKELER FETİH BEKLİYOR - 09/01/2020
MEKKELER FETİH BEKLİYOR
SİNSİ SİLAH MÜZİK - 14/12/2019
SİNSİ SİLAH MÜZİK
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER - 29/11/2019
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI - 28/10/2019
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84196.8693
Euro7.73027.7611
Hava Durumu
Saat
Site Haritası