• https://www.facebook.com/bizimgazete63.com
  • https://www.twitter.com/bizimgazete63.com
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Cumartesi

14/03/2020

 Med-Hançer

  Eczanesi

Pazar

15/03/2020

Yorulmaz-Can 

 Eczanesi

Pazartesi

16/03/2020

Baran

Eczanesi

Salı

17/03/2020

Avu

Eczanesi

Çarşamba

18/03/2020

Coşkun 

  Eczanesi

Perşembe

19/03/2020

Hacı Çetin

 Eczanesi

Cuma

20/03/2020

Sobay 

 Eczanesi


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam54
Toplam Ziyaret2434220
Muhammed Özkılınç
furatbilen@hotmail.com
Ahdi olmayanlar sadece güçten anlar
09/04/2015

Söz, sadakat, vefa, mertlik, yiğitlik İslam’ın şiarıdır. Bu sebeple de her Müslüman sözüne sadık, ahdine vefakârdır. Ancak bu vefa bazen Müslümanı, muhatabını da kendisi gibi ahdine vefakâr görmesine aldatılmasına sebep olabilmektedir.

Ahd ve vefa iman kaynaklıdır. Kâfirin böyle bir derdi olamaz. Hatta kâfir çoğu kere aldatmayı, kandırmayı, ikiyüzlülüğü ibadet olarak da görebilir. İşte Yahudilik şeriatinden sadece bazı örnekler:

"Yahudi maksat ve gayeleri uğruna işlenen bütün günahlar gizli olmak şartıyla mubahtır."

"Yalnız Yahudi olanlara insan gözüyle bakılır. Yahudilerden gerisi sadece birer hayvandır."

"Yahudi olmayan bir insana, ancak ona dost görünmek ve çatışmalardan kaçınmak için selam verilir."

“Yahudi olamayanlara karşı daima riyakâr bir güler yüz gösteriniz. Fakat onların iflah olmaz birer düşman olduklarını asla unutmayınız.”

“Yahudi olmayana hoş görünmek gerektiği zaman, Yahudi mürai olmalıdır ve ona Seni seviyorum demesi kendisine ancak şeref verir." (Yahudilik masonluk s. 22-24)

Allah (cc) 1400 yıl öteden bizleri böylesi ikiyüzlülere karşı uyarmış ve dikkatli olmamızı emretmiştir. İşte Kur'anı Kerimden sadece birkaç örnek: “Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.” (Bakara 2/100)

“Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.” (Araf 7/102)

“Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.” (Enfal 8/56)

Tüm bu uyarılara rağmen bazen çaresizlikten, bazen saflıktan nice zararlara uğramışızdır. Tarihte bu acı gerçeğin pek çok örneği vardır. 1. Haçlı savaşında haçlılarla anlaşma yapılarak Kudüs teslim edilmişti. Ama haçlılar, hemen akabinde sözlerinden dönerek, mescidi aksa avlusunda topladıkları 81 000 Müslümanı kılıçtan geçirmişlerdir.

Daha dün Kıbrıs savaşında müttefikimiz, stratejik ortağımız (!) olan ABD parası peşin verilmiş olan uçak vs. silahlarımızın üzerine yatmadı mı? Kurulduğu günden bu yana İsrail, BM in 150 den fazla kararını hiç takmamıştır. Filistinlilerle güya yaptığı anlaşmaların hangisine sadık kalmıştır? Gazze Furkan savaşında, mavi Marmara’da, en son Gazze savaşında benzeri nice anlaşmalara imza atmış ama tüm bu anlaşmalarını takmamaktadır. Evet, kâfirler ve ahdi olmayanlar, sadece güçten anlar.

Suriye’de savaş başladığından beri, Beşşar biraz mevzi kazanınca, tüm teröristler teslim olmadıkça operasyonlar devam edecektir diyor. Mevzi kaybedip sıkışınca da anlaşmaya hazırız diyor.

“Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz” buyurur, Resulullah (sav). İran’ın son yıllardaki tutumu malum… Tam bir Şii yayılmacılığı… Körfez emir ve kralları geçte olsa bu tehlikenin kısmen farkına vardılar. Zaten kendilerinden de ümmete hayır yok. Daha çok şer var. İhvan hareketini kendi saltanatları için tehlike gördüklerinden, onların aleyhinde tüm küresel şer odaklarıyla işbirliği yaptılar. En son Yemende Husiler vasıtasıyla Şia’yla da işbirliğine girdiler.

Şia bütün Ortadoğu emir ve krallarına verdiği sözlerde durdu mu ki bize verdiği veya vereceği sözlerde dursun. Özellikle ABD Rusya vb. nice batı güçleriyle de işbirliğine girmiş, onların desteğini almış bir İran kimi dinler. Sözmüş, ahitmiş, vefaymış ne önemi var. evet ahdi olmayanlar sadece güçten anlarlar. Gücünüz sebebiyle sizden çekiniyorlarsa, eyvallah derler. Ama kendileri güçlüyse, anlaşma, akit falan takmazlar. Kaldı ki Şia akidesi gereği, kendisinden başka hiç kimseyi Müslüman görmediği gibi, takiyye inancı da akidesi gereğidir. Takiyye eşittir; aldatma, ikiyüzlülük, tertip, desise, oyun, plan, tuzak demektir. Başka bir deyimle batılılar güçlüyse, çıkarları için aldatırlar. Şia’ysa hem çıkarı hem akidesi gereği aldatır. Dolayısıyla dikkatli olmalıyız.

Peki, İran’la tüm ilişkilerimizi keselim mi? Elbette bu mümkün değil. Uluslararası tüm ilişkiler elbette devam edecektir. Demek istediğimiz, kiminle dans ettiğimizin farkında olarak ve dikkatlice ilişkileri devam ettirelim. Daha dün nükleer konusunda nice ülkelerle aramız bozulma pahasına İran’ın arkasında durduk. Sonra ne oldu malum. Selam… Dua…

 



921 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR - 07/06/2020
IRKÇILIK BATININ KANINA İŞLEMİŞTİR
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı? - 11/05/2020
Derin Güçlerin Hipnozları mı İlahi Ordular mı?
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA - 03/02/2020
FİLİSTİN İSRAİL OLMAYACAKTIR NOKTA
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT - 29/01/2020
DEPREMİ ÖNCEDEN TESPİT
Kadına şiddet - 20/01/2020
Kadına şiddet
MEKKELER FETİH BEKLİYOR - 09/01/2020
MEKKELER FETİH BEKLİYOR
SİNSİ SİLAH MÜZİK - 14/12/2019
SİNSİ SİLAH MÜZİK
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER - 29/11/2019
ANNE BABA HİZMETÇİ DEĞİL EFENDİDİRLER
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI - 28/10/2019
MÜZMİN BEKÂRLAR DİYARI BATI
 Devamı
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83806.8654
Euro7.71577.7466
Hava Durumu
Saat
Site Haritası