• https://www.facebook.com/Viran%C5%9Fehir-Bizim-Gazete-1269353489770245
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=05336770791
  • https://twitter.com/bizimgazete63
  • https://z-p15.www.instagram.com/viransehirbizimgazete63/
  • https://www.youtube.com/channel/UC_BshBmcwBr1dd-R9Obx0ag
Üyelik Girişi
TAZİYELER

TAZİYELER:



 

 

Nöbetçi Eczaneler

Perşembe


 

  

Cuma

 

 

Cumartesi

 

 

Pazar

 

 

Pazartesi

 

 

Salı

 

 

Çarşamba


 


Nöbetçi Eczane Listesi Kaynağı: Ş.Urfa Eczacılar Odası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi8
Bugün Toplam303
Toplam Ziyaret13367830
Ganimet Aydın Bilen
ebrarbeyani@mynet.com
EŞLER KÜSERSE...
18/01/2014

             Şüphe yok ki Kur'an'ın ana hedefi sağlam inanca, doğru bilgiye, ahlaki değer ve sorumluluğa dayanan bir toplum düzeni meydana getirmektir. o, birey düzeyinde ele aldığımız değerlerin toplum düzeyinde de gerçekleştirilmesini, başka bir ifadeyle toplumun bir tevhit toplumu olmasını ister. Kur'an getirdiği bütün özellikleri ile tam bir toplum dinidir. O, aileden hareket ederek geniş akraba çevresine, oradan inanç ve ahlak üzerine kurulmuş İslam toplumuna oradan da topyekûn insanlığa ulaşır.

 İslam prensiplerinin ilk önce fert üzerinde vücuda gelmesi ardından da aile müessesesi ile toplumda kendini gösterme şeklinde bir silsile ile etrafına yayılır. İşte bu silsile içerisinde ailenin önemi ortaya çıkar. Şüphesiz bu düzende de eşlerin birbirleri ile ilişkileri ve birbirlerine karşı sorumlulukları üzerinde durmak lazım. Cabir(r.a)'den rivayet edilen bir hadiste Resulullah(s.a.v) şöyle buyurmaktadır. "Gerçekten İblis tahtını suyun üzerine kurar, sonra Şeytan taifesini görevlendirir. Bunların Şeytana derece bakımından en yakını en büyük fitneyi çıkaran(en büyük kötülüğü) yaptırandır. Bunlardan biri gelir, ben şöyle şöyle yaptım, der ve kötülüklerini anlatır. Şeytan ise "Sen hiç bir şey yapmamışsın." der. Bir diğeri gelir ve şöyle der:"Falanı karısıyla birbirinden ayırmadan peşlerini bırakmadım." der. Bunun üzerine, Baş Şeytan onun başını okşar ve "Sen ne güzel bir iş yapmışsın."der.

Bu hadis çoğumuzun çoğu defa rastladığı, okuyup geçtiği, vermek istediği mesajı anlamadan bir efsane ya da bir hikâyeyi okur ya da dinler gibi geçip bıraktığı ama aslında önemli bir kurtuluş reçetemizi içeren Nebi(sav)'den bir işarettir.

            Dinimiz toplumun düzenine önem verdiği gibi,toplumu oluşturan fertler ve fertlerin aile,ailenin başında duran ve onu koordine eden anne ve babanın ilişkilerinde düzen uyum huzur ve ortak tutuma azami derecede önem vermiştir. Hadisi-i Şerife baktığımızda ilk etapta sanki iki(karı-koca) arasında kavga çatışma küslük gibi görürüz. Eğer böyle olsaydı daha büyük kötülük ve fitne varken Şeytan neden karı koca arasını bozmayı en iyi iş olarak görsün ya da toplumun çekirdeğini oluşturan ailenin oluşum unsurunu hedef alsın ki?

             Eşler arasında oluşan geçimsizlik sadece iki kişiyle kalmayıp bir ailenin ilişkili olduğu tüm alanları ifsat eder, bir şeylerin yolunda gitmemesine neden olur maalesef. Eşlerin ya da anne ve babanın geçimsizliğinden ilk başta o yuvanın meyveleri olan çocuklar olumsuz etkilenir. Geçimsizlik ve huzursuzluğun olduğu aileler pasif ve verimsiz ailelerdir. Çocuklar aileden alması gereken manevi havadan mahrum kalırlar. İlk örnek model anne baba olduğu için onların davranışları çocuklarının davranışlarını da direkt olarak belirler. Çünkü:"Çocuklar anne babalarının eserleridirler."

            Bilimsel olarak da çocukların başarılı, özgüvenleri tam, faydalı bir birey olmalarında anne babanın uyumu ve ortak tutumunun çok önemli olduğu belirtilmiştir.

Ailede sevgi saygı huzur bulmayan çocuk, çevresinde bunu nasıl göstersin ki? Nitekim çevremizde sayamayacağımız kadar olumsuz örnekler vardır maalesef. Dolayısıyla Şeytanın bu işi ilk etapta bir aileyi yıkmış ve çocukları bozmuştur, O çocukların da çevreleriyle olan ilişkilerinde olumsuzluğa neden olacaktır haliyle. Küfür, şiddet, uyumsuzluk gibi agresif davranışlarla aileden aldığı negatif enerjiyi olumsuz bir davranış biçimi topluma yansıtır.

            Eşler arasında oluşan geçimsizlik sıla-i rahim dediğimiz akraba ilişkilerinin bitmesine neden olur. Karısını sevmeyen, ona değer vermeyen koca, hanımının ailesine hiç bir şekilde değer vermez. Belki zamanla görüşmelerine engel olmak ister ya da ziyaretleri onun hoşuna gitmez. Bu tutum hanımının da kocasının aile ve akrabalarına kin beslemesine neden olur. Çoğu zaman dışarıdakilerin bu olup bitenden haberi bile olmaz, ya da tam tersi olur. Kadın kocasıyla geçimsizliği nedeniyle tüm aile ve akrabalarını siler, akrabalar arası uzun yıllar süren küslüklere neden olur. Bir hadisi Şerifte Efendimiz(sav): "Kim ömrünün uzun, malının bereketli olmasını istiyorsa sıla-i rahim(akraba ziyareti) yapsın." diye buyurmuştur.

            Yine aile içi huzursuzluk kişilerin manevi hayatları üzerinde de olumsuz etkisini gösterir. Kişiler yaptığı ibadetten zevk almaz, iyilik ve hayır yapma isteği duymaz. Erkek eve gitmek istemez ya da kadın ve çocuklar erkeğin eve gelmesini istemez. Eğer İslami bilinç yoksa yani günaha girme korkusu yoksa çok farklı hatalara düşüp günah kapılarını aralaması ve Allah'a isyan noktasına kadar gelmesi işten bile değildir.

            Diğer bir feci sonuç da şudur: Araları bozuk, geçinemeyen eşler, huzur bulmak için erkekler; içki kumar ve diğer haram şeylere giderek kendilerini avuturlar. Kadınlar ise gereksiz harcamalar ile kendilerini mutlu etmeye çalışarak büyük oranda israf ve mal tüketimine giderler.

Şeytanın oyununa gelen eşlerin geçimsiz ve huzursuzluğundan en fazla belki de kendileri zarar görürler. Kendilerine sunulan ömrü birbirlerine zehir ederler, hayat sermayelerini boşa tüketirler, dünyadan mutsuz bir şekilde ayrılırlar ve birbirlerini razı etmedikleri için ahirette de bunun hesabını verme durumuna düşerler. Dünyada ise kötü bir örnek olarak anılmaktan kurtulamazlar. Aile içi huzursuzlukla Şeytan, elde edeceğimiz birçok hayır yollarını kapatır.

Uyumlu ve huzurlu ailelerde ise bunun tam zıddı olur. Nitekim Peygamber Efendimiz(sav) kadınlar için: "Kocası kendisinden razı olarak ölen kadın cennettedir." buyurmuşlardır. Erkekler içinse:" Sizin en hayırlınız eşine ve ailesine en iyi olanınızdır." buyurmuşlardır.

Hayır ve kurtuluş yolunun eşler arasındaki uyumla bu kadar özdeşleşmiş olması, içerisinde bin bir türlü hayrı barındırmaktadır. Yukarıda örneklerini verdiğimiz durumlar gibi. Sonuç olarak kadın ve erkeğin küsmesi ve geçimsiz olması sadece kendilerini mutsuz etmez, birçok değerli fırsatın ve güzelliklerin kaybedilmesine de neden olmaktadır. 



3867 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI? - 04/08/2013
TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI?
Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz - 29/05/2013
Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz
EĞİTİM ALANLARI - 08/10/2012
EĞİTİM ALANLARI
ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN - 14/08/2012
ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN
MUTLU OLMA KRİTERLERİ - 13/07/2012
MUTLU OLMA KRİTERLERİ
İYİ MİRAS, KÖTÜ MİRAS - 24/06/2012
İYİ MİRAS, KÖTÜ MİRAS
KİME NE YAKIŞIR? - 20/04/2012
Kişiye değer kazandıracak gerçek değerler toplumun değer yargıları arasında unutulur kaybolur. Ya da dejenere olursa meydanı boş bulan boş insanlar yeni değer kriterleri üretip kişileri bu kriterlerle değerlendirerek bir dereceye koyuyorlar.
RESMİ İLANLAR
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.000646.1850
Euro53.156853.3698
Hava Durumu
Saat
Site Haritası