Ganimet Aydın Bilen
ebrarbeyani@mynet.com
MUTLU OLMA KRİTERLERİ
13/07/2012
Maksimum düzeyde mutluluk, sorunsuz, dertsiz, kaygısız bir hayat yaşamak genelde her insanın özelde ise her kadının ideali ve hedefidir. Bu idealin gerçekleşeceği günün hayali ile yaşarken bir taraftan da bu ideali engelleyecek nedenlerle de mücadele eder insanoğlu. Mücadele ederken belki doğasında var olan gerçek olguları yaşam sahnesinde sergiliyor adeta. Diğer yandan insanoğlu mutluluğun fiziki boyutuna eğilerek, salt görünür halini hedef alıp mutluluğa götüren yolların kısır, sınırlı bir bakış açısında aramanın karşılıksız neticesiyle yüzleşmenin mahcubiyeti ve hayal kırıklığını yaşamaktadır. Çünkü sorunsuz bir yaşam hayat realitesine ters düşer. İnsanların sıkıntılardan geçirilerek bir yaşam süreceğini yüce rabbimiz Beled Suresinin 4. ayetinde şöyle bildirmektedir. “ Biz insanı bir meşakkat içinde yaratmışızdır.” Bu gerçeğin hayatta işlenirliğinden herkes payesine düşen miktarı alacaktır. Bu gerçeklere binaen sonsuz mutluluk hayallerinin beklentisi yanılgıyla sonuçlanacak ve kişileri olumsuz, mutsuz bir psikolojik yapıya sürükleyecektir. Oysaki hayata gerçeklik perspektifinden bakıldığında sonuç bu kadar vahim olmayacaktır. Etrafımızda müşahede ettiğimiz birçok olumsuz olaydan sonra elimizde bulunan nimetlerle fazlasıyla mutlu olabileceğimiz gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu konuda Peygamber Efendimiz mutlu olma, kanaat etmenin ölçüsünü bin dört yüz küsür sene önce beyan etmiştir. Şöyle ki: “Dünya işlerinde sizden daha aşağıda bulunanlara bakın, ahiret işlerinde ise sizden daha yukarıda olanlara bakın.” Bu muhteşem kriteri hayatımıza ölçü edindiğimizde karşılıksız beklentilerin içine girmeyecek, hayaller yerine gerçeklerle uğraşacak, sitem, isyan yerine teslimiyet ve sabır gösterecektir. Küfür, günah içinde yaşayanlara karşı iman etmiş, Müslüman olmanın mutluluğunu yaşayacaktır. İşgale uğramış savaş içinde olan Müslüman ülkelerde geleceği belirsiz namusu tehlikede olan kadınlara karşı güvenli bir ortamda, geleceğinden emin, iffetinden emin olmanın şükrünü yaşayacağız. Filistin’de ve dünyanın Müslüman başka coğrafyalarında evlatlarını kaybeden annelerin acısının yanında, çocuklarımızla bir arada olmanın farkını anlayacağız. Etiyopya’da açlıktan kırılan, yaşaması için yemek vererek 2 çocuğundan birini tercih etmek zorunda kalan annenin ölüme denk kararının yanında; sofralarımıza koyduğumuz yemek için tercihte zorlandığımız nimetlerin şükrünün gereğini varacağız. Yere basamayan sakatların haline bakıp yürüme kuvvetine sahip olmanın farkını yaşayacağız. Vücutlarını örtmek için kıyafet bulmada zorlanan insanlara karşı, modayı takip ederek yaşadığımız lüksün boyutlarını fark edeceğiz. Manevi duyguları kuvvetli dünyadan ziyade ahireti yurt bilen insanlara bakıp dünyaya ne çok kapıldığımızı fark edeceğiz. Hâsılı görünen, bilinen imkânlar ve fırsatlarda mutluluğu aramaktan çok, görünmeyen ve bilinmeyen nimet ve imkânlarda mutluluğu aramak, hayata dengeyle bakmamızı sağlayacak, farkındalık yetimizi geliştirecek, sıkıntısız hayat olmayacağını, aslında mutlu olmanın birçok yolu olduğunu fark edeceğiz.
|
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| EŞLER KÜSERSE... - 18/01/2014 |
| EŞLER KÜSERSE... |
| TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI? - 04/08/2013 |
| TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI? |
| Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz - 29/05/2013 |
| Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz |
| EĞİTİM ALANLARI - 08/10/2012 |
| EĞİTİM ALANLARI |
| ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN - 14/08/2012 |
| ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN |
| İYİ MİRAS, KÖTÜ MİRAS - 24/06/2012 |
| İYİ MİRAS, KÖTÜ MİRAS |
| KİME NE YAKIŞIR? - 20/04/2012 |
| Kişiye değer kazandıracak gerçek değerler toplumun değer yargıları arasında unutulur kaybolur. Ya da dejenere olursa meydanı boş bulan boş insanlar yeni değer kriterleri üretip kişileri bu kriterlerle değerlendirerek bir dereceye koyuyorlar. |