Ganimet Aydın Bilen
ebrarbeyani@mynet.com
İYİ MİRAS, KÖTÜ MİRAS
24/06/2012
Erdemli şahsiyetler yaşadığı toplumlarda, yaşantısından ve anlayışından erdemli ve hayata ışık tutan izler bırakır. Belki asırlarca insanlar bu ışıklar sayesinde hayatına doğru bir yön vermiş, insana yakışır, ilahi düstura yaraşır uygun yaşam sürmüşlerdir. Tersini düşündüğümüzde ahlaki değerlerden yoksun, insan haklarını ihlal eden, sosyal adalet anlayışından yoksun, bencil şahsiyetlerin de kendinde taşıdığı değer ve anlayışlardan izler bıraktıklarını görmek mümkündür. (Bize miras bırakılan bu yaşam izlerinin takipçileri her dönem mutlaka olagelmiştir.) İnsanlığın ilk tarihine baktığımızda kabil ile bencillik, haset, kanaatsizlik, nankörlük, cimrilik isyan; daha da ileriye giderek cana kastetme gibi sonu kötü olgu ve durumlar iz bırakırken; Habil’den ise teslimiyet, sabır, kanaat, itaat, sevgi, merhamet, cömertlik gibi erdemli olgu ve durumlar iz bırakmıştır. Hz Nuh(as)’dan insanlığın kurtuluşu için mücadele; taşkınlıklara karşı sabır; ihanete rağmen şefkat; kötülüğe karşı iyilik; tüm engellere rağmen azim yeni toplumların inşasında ustalık gerektiren izler bırakırken; Eşinden isyan, nankörlük, hainlik; kavminden ise sapkınlık, küçümseme, sınıflara göre insanlara değer verme, eşitsizlik, azgınlık gibi dünyada rağbet gören yaşama kuralları iz bıraktı. Hz Lut(as)’dan haya, iffet, istikamet olgusu iz bırakırken; kavminden iffetsizlik, eşcinsellik, küfür, saygısızlık iz bırakmıştır. Hz. İbrahim(as)’ den teslimiyet, cesaret, doğruluk, dürüstlük, cömertlik, imtihanlara karşı sabır, sınanmada başarı ve güzel ahlak miras kalırken; Nemrut ve yandaşlarından zulüm, şiddet, gasp ve şirk hayatta izler bıraktı. Peygamberlerin sonuncusu Âlemlere rahmet Hz Muhammed(sav)’den ise aile hayatında, devlet işlerinde ekonomik ve sosyal düzenlemelerde arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerinde ahlaki özelliklerinde kemalin zirvesine çıkma, Allah’tan takdir ve övgü alan bir yaşam modeli miras kalmıştır. “Muhakkak ki sen büyük bir ahlak üzerindesin” Ashabını bu değerler çerçevesinde yetiştirmiş güzellik adına bütün gereksinimleri kendinde barındıran bir toplumun yaşadığı asır, asr-ı Saadet ünvanını almaya hak kazanmıştır. Dolayısıyla saadetin yolunu belirlemede önemli rol oynamışlardır. Karşılaştırdığımız bu birbirine zıt iki anlayışın dünya hayatında insanlara bıraktığı izler insanlarca takip edilmiş, yaşam tarzı olarak kabul edilmiştir. Bu bir gerçeklik gibi her daim varlığını devam ettirmiş ve gelecek nesillere bir miras olarak devredilmiştir. Burada önemli olan bizim önceki nesillerden hangi mirası tevarüs ettiğimizdir. Ele aldığımız bu mirası eser olarak bırakanlar ile takipçileri arasında sonuç itibariyle bir durum hariç pek fazla bir fark yoktur. Bu farkı Hz Peygamber (sav) şu hadisiyle veciz bir şekilde ortaya koymuştur: “Haksız yere öldürülen herkesin kanında Adem’in ilk oğlu Kabil’in günah payı vardır. Çünkü adam öldürme çığırını ilk açan o idi.” (Buhari, Müslim) Bir diğer hadisinde ise; “(Dinimizde iyi bir çığır açana, bunun sevabı ile bununla amel edenlerin sevabı verilir, o çığırda [o yolda] gidenlerin sevabından da hiçbir şey eksilmez. Dinimizde kötü bir çığır açana da, bunun günahı ile, bununla amel edenlerin günahı verilir, o kötü yolda gidenlerin günahından da hiçbir şey eksilmez.) [Müslim] |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| EŞLER KÜSERSE... - 18/01/2014 |
| EŞLER KÜSERSE... |
| TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI? - 04/08/2013 |
| TESETTÜRDE ASIL OLAN İTAAT Mİ MODA MI? |
| Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz - 29/05/2013 |
| Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz |
| EĞİTİM ALANLARI - 08/10/2012 |
| EĞİTİM ALANLARI |
| ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN - 14/08/2012 |
| ZULMÜN YENİ ADI: ARAKAN |
| MUTLU OLMA KRİTERLERİ - 13/07/2012 |
| MUTLU OLMA KRİTERLERİ |
| KİME NE YAKIŞIR? - 20/04/2012 |
| Kişiye değer kazandıracak gerçek değerler toplumun değer yargıları arasında unutulur kaybolur. Ya da dejenere olursa meydanı boş bulan boş insanlar yeni değer kriterleri üretip kişileri bu kriterlerle değerlendirerek bir dereceye koyuyorlar. |